Mar 17

UORG 2010'da Dereceye Girenler | UORG 2010 Winners

Çrş 17 Mar 2010 16:23:47 | 31 yorum
7. Uluslararası ODTÜ Robot Günleri'nde dereceye giren okullar ve robotları için:

http://topluluk.odturobotgunleri.org.tr/61078

Yorum

Atılım Üniversitesinin serbest kategoride iki tekerlekli araçla aldığı birinciliği eleştirmek istiyoruz.
tüm dünyaca bilinen ve seri üretime geçilmiş bi aracın serbest kategoride ödül alması ve jürinin bu aracı "Özgün Ginger" olarak adlandırması bizi gerçekten şaşırttı.
Bahçeşehir Üniversitesi öğrencileri olarak böyle bir "ilginç"liğe karşı sessiz duramadık.
Umarım bizi duyanlar çıkacaktır.
Atılım üniversitesinin danışman hocasının sahneye üstün bir saygıyla ve ilgiyle davet edilmesi manidar...
Geçen gün Atılım üniversitesinin yaptığı ginger ın yapımı ile ilgili discovery channel da belgesel izledim. Var olan bir aracın 1. lik alması :S http://www.youtube.com/watch#!v=OVCzB1AZPA0&feature=related
Odtu yu başarılı organizasyonundan dolayı tebrik eder başarılarının devamını dilerim.
En iyisi 7 milyar olan aleti 10 bin usd ye mal edip 1. lik alan atılım üni. de gönülden kutlar başarılarının devamını dilerim :) "Yaratıcılık" ları inanılmazdı., "Otonomluk" segwayi otonom olarak tanımlayan jüriye sevgiler , "Tasarım (performans, maliyet, basitlik)"gerçtek inanılmaz :) ve son olarak Dayanıklılık Uygulanabilirlik konularında ise köydeki hüsnü amcam bile bende segway istiyorum diye telefon açtı...
Mucidi Dean Kamen olan ve 2001″de yüzyılın icadı olarak duyurulan Ginger'in adını ''iki tekerlekli araç'' olarak değiştirerek özgünlük(!) yakalayan Atılım Üni.li arkadaşları tebrik ediyorum...Dünyaca tanınan-bilinen bu aracı serbest kategoride özgünlüğünden ötürü 1. seçen jüriyi, Bahçeşehir Üniversitesi olarak kınıyoruz!
Arkadaşlar maalesef serbest kategoride kararları, diğer kategorilerde olduğu gibi ODTÜ Robot Topluluğu tarafından belirlenmiş hakemler vermiyorlar. Çeşitli firmalardan mühendisler ve saygın üniversitelerden hocalar karar veriyor. Eleştirilerinizde haklı olduğunuz noktalar var, ancak kararları biz vermediğimiz için yapabileceğimiz hiç bir şey bulunmuyor.

Gelecek yıllarda jürilerimizi daha dikkatli uyaracağız mutlaka ama imalı yorumlara gerek yok arkadaşlar. Haksızlığa düştüğünüz düşüncesi ile biz ORTlilere de haksızlık etmiş bulunuyorsunuz. O sahneye 4 farklı okulun danışman hocası, üstün bir saygıyla davet edildi. Her biri zaten saygın hocalar ve lütfedip bizimle bulundular. Öğrencileri rica ettiğinde de hakettikleri şekilde davet edildiler. Jüri ise ORT'den tamamıyla bağımsız 10 farklı kişiden oluşuyordu. Herkese saygıyla ve eşit yaklaşıldı, jürilerimizin kararlarına ve danışman hocalarımızın nasıl davet edildiğine müdehale etmemiz mümkün değil. Ki doğrusu da böyledir.

Eleştirileriniz bizim için değerli, hepsi değerlendirilecektir.

Seneye KKM'de görüşmek üzere...
Arkadaşlar, kimseleri savunmak için yazmıyorum ama şunu belirtmem gerekiyor, bir şeyin yurtdışında yapılmış olması ya da seri üretimine geçilmiş olması Türkiye'de özgün üretimi yapıldığındaki değerini değiştirmez. Bu tarz çalışmalar ülkedeki bilgi birikimine katkı yapar. Bir örnek vereyim, şu an hangisiydi tam hatırlamıyorum ama Amerika'da Amerikan ordusu için üretilen Talon ya da PackBot isimli robotlardan birisini Türkiye'den parasını verseniz bile satın alamıyorsunuz. Satmıyorlar. Çünkü "know-how" denilen bilgi birikiminin yurtdışına çıkmasını istemiyorlar. Şimdi Türkiye'de bir Talon veya bir PackBot yapılsa "zaten yurtdışında yapılmıştı" diyip takdir etmemezlik yapabilir miyiz? Bence bu çok büyük bi haksızlık olur. Bir Talon yapmakla bir Ginger yapmak farklı şeyler ama bunların hepsini bir basamak olarak görmek lazım. Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir.

Bunun dışında "Atılım üniversitesinin danışman hocasının sahneye üstün bir saygıyla ve ilgiyle davet edilmesi manidar..." denmiş. Serbest kategori birincisini ODTÜ Robot Topluluğu belirlemiyor. Her biri dalında uzman birbirinden değerli hocalarımız ve sektör temsilcilerimiz yapıyor değerlendirmeyi. Bir üniversite hocasına ODTÜ Robot Topluluğu'nun göstermiş olduğu saygı ve nezaketi başka yerlere çekmek ayıptır, haksızlıktır. Tüm hocalarımız bizim için aynıdır ve hepsine sonuna kadar gerekli saygıyı gösteririz. Rica ediyorum, yorum yazmadan önce biraz daha düşünelim.

Seneye görüşmek üzere
Sevgili Akif,
Takdir etmemezlik söz konusu değil. Ancak yarışma kategorileri belli.
Ben baktığımda ne sumo, ne mini sumo nede çizgi izleyen kategorilerinden özgünlük bekleyemiyorum.
Serbest kategorinin amacı bence varolan fikirlere değil özgün fikirlere destek vermektir.
O halde önüne gelen herkes birşeyi taklit eder ve çıkar meydana.
Bir jiroskop, bir ivmeölçer birazda Kalman/Complementary Filter ile bir UAV/Otonom helikopter yapılabilir.
Ancak bu zaten yapılmış birşeydir. Kimse kalkıp diyemez ki, bu ginger diğer ginger dan şöyle farklıdır.

İnanın bu yarışmaya giren herkes sumo robot yapmıyor.
Ve Serbest kategoriye gereken ilgi gösterilmediği için katılmayan insanlarda tanıyorum.

Ginger yapabilmek için neler gerektiğini çok iyi biliyorum. Ve %100 Türk malı diyemeyeceğiniz birşeyin yarışmada derece alabilmesi için en azından daha ucuza mal edilmesi gerekirdi, edilebilirdide.

Diğer Robot günlerinde (bu sene) görüşmek üzere...
Yasin,
O saydıklarınla bir UAV yapılamaz, demek istediğim bu. Bir IMU, 2 motor ve 2 tekerle de Ginger yapılamayacağı gibi.

Standart yarışma kategorileri konusunda kesinlikle hak veriyorum. Bir çizgi izleyen veya birbirinin kopyası onlarca sumo robottan daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Bunun için de her sene insanların özgün fikirlerle gelebileceği yeni kategoriler açmaya çalışıyoruz. Serbest kategorisi de her zaman en önem verdiğimiz kategori olmuştur. Bu, verilen ödüllerden bile anlaşılabilir. Artık komitede yer almadığım için emin değilim ama yanılmıyorsam bu sene serbest ve triatlon kategorilerine aynı ödüller verildi. Bu da yenilikci fikirleri desteklediğimizin basit bir göstergesi.

Serbest kategorisi özelinde konuşursak da, serbest kategorinin değerlendirme kriteri sadece özgünlük değil. Ben Ginger projelerinin puanlarını büyük ölçüde özgünlük dışındaki kriterlerden aldığını düşünüyorum. 8-10 tane değerlendirme kriteri olduğu için bu kategoride en cok puan alan projenin özgün olması gerektiği gibi bir şart yok. Keşke özgünlük dahil tüm kriterlerde en cok puan toplayıp birinci olabilen projeler görebilsek, bizim de amacımız bu.

Sağlıcakla
Bende ORG'nin değişen adalet sistemini eleştireceğimm:)

Sumo - Minisumo da doğrudan eleme olmasının mantığı nedir arkadaşlar? 50 küsür mini sumo 60 küsür sumo vardı. Bunlarla grup yapılabilirdi diye düşünüyorum.

Grup karşılaşmaları sumoda yapıldı ilk elemelerden sonra da orda da bir çok iyi proje elendi. Yani düşünelim en iyi 2 robot ilk sırada çıkıyor ve biri mutlaka eleniyor. Gecenizi gündüzünü katıyorsunuz ve bir maçta bir kaç saniyede eleniyorsunuz ki elenen proje de aslında 2. olabilecek güçte bir proje.

Zaman yok, çok robot var dendi. Ama zaten bu beklenen birşey yani gelecek yıl bu yılkinden de fazla robot gelecek, adaletsizlik bir kat daha artacak o zaman da sanıyorum.

Minisumo kategorisinde yaptığım robot 3. oldu (İtü) ve yalnızca Gazi Üni. nin yaptığı robota yenildi projem. Aynı şekilde Zile Endüstri meslek lisesinin de yaptığı minisumo robot 2. oldu ve yalnızca Gazi üniversitesine yenildi. Ve 4. olan TOBB Üniversitesinin Portos Minisumosunu benim projemde Zile EML'de yendi. İki durumda tamamiyle eşitken neden onlar 2. ben 3. oldum??? Arada bir maç daha yapılması daha doğru olmaz mıydı?

Bu şekilde mantıksız maçlar sürecekse sumo ve minisumoyu kaldırsanız daha iyi olmaz mı? ya da yalnızca birincileri açıklamak ödül vermek daha doğru olmaz mı?

Organizasyon geçen senelere göre iyiydi ama kesinlikle yeterli değildi dostlarım..:)
Fırat,

Sumo ve Mini Sumo gibi özünde iki robotun mücadelesine dayanan kategorilerde izlenen yol şöyle:
Önce robotlar 2'nin kuvveti olacak bir sayıya indirmek için kaç robotun elenmesi gerekiyorsa bu kadar tane maç yapılıyor ve bu ön eleme oluyor. Ön elemede bir çok robot doğrudan bir üst tura çıkıyor zaten.

Devamında sürekli ikili elemeler yapılarak 16 robot kalana kadar ilerleniyor. Bu aşamada vakit varsa 4'erli 4 grup yapılıyor ve grup birincileri çeyrek finale çıkıyor vs. Gruplar daha erken yapılabilir belki ama robot sayılarını dengelemek için ön eleme benzeri bir sistem malesef gerekli. Yanlış hatırlamıyorsam sumoda toplam 82 robot mini sumoda ise 127 robot yarıştı yani "50-60 robot" değil =)

Sayı bu kadar çok olunda grup maçlarını daha erken bir seviyede yapmak yüzlerce maça denk geliyor ki bunu biz de istesek bile bu kadar maçın 1.5 günlük sürede yetişmesi mümkün görünmüyor.

Öte yandan "Benim bu konuda çok daha iyi bir fikrim var!" diyorsan lütfen buradan ya da özel mesajdan paylaş biz de değerlendirip uygulanabilir bulursak uygulayalım ;)
Ben de şu konuda bir fikir vermek istiyorum. Bir okul 10 larca hatta daha fazla robot ile yarışmaya katılıyor ve şansını bu oranda artırıyor. Halbuki her okul örneğin en fazla 5 er robot ile katılsa hem şanslar eşitlenmiş olur hem de toplamda katılan robot sayısı azalacağı için organizasyon ekibi daha rahat eder. 10 larca robot yapılıp yarışmaya gelmeden en iyilerini seçip onunla katılması zor olmasa gerek.
Böylece bizim gibi, okulundan(Selçuk Üniversitesi) hiç bir destek almadan kısıtlı imkanlarla katılan ekiplerin de şansı artmış olur.
Evet fırat. fikstürü iyi çeken bir robot rahat çeyrek final oynar.
herkes 3'er maç yapsa kimse üzülmez.
ituro'ya geleceğiz. Umarım orada karşılaşırız. :)
Burak,
ilk başta 4lü gruplar ardından eleme olsa daha iyi olur diyorum.
UORG bu sene "Teknik Öğretmenler Yarışıyor" adı altında yapılsaydı daha uygun bir isim olurdu diye düşünüyorum.Öğretmenlerin yaptığı "kusursuz" robotlar ile turnuvaya sokulan; robotun on-off düğmesini bile turnuva öncesinde öğrenen öğrenciler çıktılar müsabakalara.ve öğretmenleri sayesinde gururla indiler.Nerede adalet, nerede eşitlik? bir okul 5 robot ile çıkıyor turnuvaya, o kategoride 2-3-4. olarak iniyor?
http://topluluk.odturobotgunleri.org.tr/talks/1477612 adresinde bir konu açtım foruma kayıt sistemi ve kura çekimleri ile ilgili. Bu tartışmaya oradan devam edersek daha iyi olur ;)
Serbest kategori robotları, değerli serbest kategori jüri üyelerimiz tarafından aşağıdaki kıstaslar göz önünde bulundurularak değerlendirilecektir:


* Yaratıcılık
* Otonomluk
* Tasarım (performans, maliyet, basitlik)
* Dayanıklılık
* Uygulanabilirlik


serbest kategori kurallarından alıntı bu üstteki paragraf.
malum gingerin yaratıcılığı,otonomluğu ve uygulanabilirliği dünyada artık fazlasıyla biliniyor.
geriye tasarım ve dayanıklılık kalıyor ki sadece bu iki kıstas nedeniyle gingerin birinci olabileceğini düşünmüyorum.
sayın akif bey şöyle demiş:
"şunu belirtmem gerekiyor, bir şeyin yurtdışında yapılmış olması ya da seri üretimine geçilmiş olması Türkiye'de özgün üretimi yapıldığındaki değerini değiştirmez. Bu tarz çalışmalar ülkedeki bilgi birikimine katkı yapar. "
kesinlikle katılıyorum.bilgi birikinmine tartışılmaz katkısı var fakat bunun ödüllendirilmesi gereken yer bize göre serbest kategori değildi.
bizim eleştirimiz buydu ve önerimiz serbest kategori mantığına uygun ödüller verilmesi gerektiği.
teşekkürler.
Değerli Arkadaşlar
Öncelikle konuşmalardan olan rahatızlığımı dile getireyim. Atılım Üniversitesi olarak böyle bir yoruma cevap vermek bile bizi utandırıyor. Ancak bu yorum bizim için ilk ve son olacaktır. Bahçeşehirli arkadaşlarımızın saygınsız konuşmalarına cevap vermek zorunda kalıyoruz.

İlk önce söylemem gerekirki edilen laflar sadece Atılım Üniversitesine değil ODTÜ Robot Topluluğuna ve çok değerli jüri hocalarımıza hakaretler içermektedir. Baştan söyleyeyim ki yıllarca çalışıp konusunda uzman olan hocalarımıza edilen lafları saygısızlık olarak görüyoruz. Madem ki bazı arkadaşlarımız yaptığımız çalışmayı kolay ve yapılabilir bulmuşlar buyursunlar laboratuvarımıza gelsinler. Biz kendilerine ekipmanları vereceğiz bakalım onlar 1 ayda nam-ı değer gingeri stabil bir şekilde üretebileceklermi.

İkinci olarak çok değerli hocamız Kutluk Bilge Arıkan'ın sahneye davet edilmesini biz değil ODTÜ Robot Topluluğu Danışman hocası istemiştir. Yine aynı arkadaş grubu olacak ki çirkin karalama çalışmalarına devam etmektedir.

Üçüncü olarak sistemin maaliyeti konusu var. Yine sevgili arkadaşlarımız biz iki gün orda durmamıza rağmen bize soru sormak yerine kulaktan dolma bilgilerle maaliyet iddia etmektedir. Sistem bizim lab.ımızda olan malzemelerle yapıldığı için 7000 USD civarı gözükmekte, ancak 2000$ lık IMU yerine yine kendi üretimimiz ve tasarımımız olan IMU 50$ a mal edip kullanacağımızı ve 4000$ civarında olan Prometeus bilgisayarını sadece labımızda olduğu için kullandığımızı Atom İşlemcili 100$a bilgisayar kullanacağımızı soran arkadaşlarımıza ve değerli jürilerimize açıkladık. Böylece sistemin bedeli 600$ı geçmeyecektir. Ki seri üretim olan bir ürünün araştırma geliştirme yapılan bir ürünle fiyat karışılaştırmasına gitmek yine bir o kadar komik durumlardan biri olacaktır. Yine yine aynı arkadaş grubu kendine yedirememiş olacak ki, Discovery Channel 'dan izeyip de ginger yapabiliceğini söylemiş. Belgeselde izleyip te bu sistemi çalıştırabiliceğini düşünen arkadaşlara kolaylıklar diliyoruz. Söyleyelim ki biz mühendis işi yapıp hesap kitapla iş yapıyoruz. Sistemin matematiksel modeli, kontolcü tasarımı, mukavemet analizlerini isteyen arkadaşlarımıza gönderebiliriz. %100 Türk malı olduğunu söyleyen olmadı zaten. Robotik alanında öyle bir sistem varsa tebriklerimizi kendisine sunarız ve saygı duyarız. Zira biz Türkiye'de ilk defa bir insanı taşıyabilen denge aracı yaptığımızı söylemiştik. Ayrıca biz sistemin tam-otonom olduğunu iddia etmemiştik. Değerli jüri üyelerimize ve standımıza gelen değerli ziyaretçilerimize sistemimizin yarı-otonom olduğunu ve sistemimizin gelecek çalışmalarda tam otonom hale getirileceğini belirtmiştik. Atılım Üniversitesi Robot Topluluğu olarak serbest kategori dalında farklı sistemleri değerli jüri üyelerimiz ve değerli ziyaretçilerimize sunacağız. Akif ' de açıklamış sağolsun 2 motor ve imuyla ginger yapılamayacağını, bilenle bilmeyenin farkı belli oluyor. Fazla söze ne gerek...

Son olarak ODTÜ Robot Topluluğuna yaptığı başarılı organizasyondan ötürü tebrik eder, başarılarının devamını dilerim.
Tekrar hatırlatayım bir tartışmaya sebebiyet vermemek için 2. cevap atmayacağım, herşey gayet açık ve net. Laflarımız Bahçeşehir Üniversitesine karşı olarak algılanmasın, sözlerimiz sadece boş iddialarda bulunan arkadaşlarımıza itafen yazılmıştır. Bizim projelerimiz gayet tabi eleştirilere açıktır ama asılsız iddialara da cevap vermek en doğal hakkımızdır. Atılım Üniversitesi olarak böyle bir mesaj yazmak zorunda bırakıldığımız için üzgün olduğumuzu belirtir, tüm robot sevenlere iyi günler dileriz.

Atılım Üniversitesi Robot Topluluğu
Atılım Üniversitesini gerçekten tebrik ederim. Onları mesnetsizce eleştirenlere en güzel cevabı efendice vermişler; hem yarışmada, hem de bu platformda... Neyse

Bir düzeltme yapmak istedim arkadaşlar... Burada robotlar yarışıyor; yapanların öğrenci mi, öğretmen mi olduğunun ne önemi var? Amacımız her sene daha iyi robotları sahnede görmek, daha yenilikçi fikirleri ve uygulamaları tecrübe etmek. Bunu kimin yaptığının bir önemi yok.
Bahçeşehir'li arkadaşlar,belki Bush yapılan deneylerde bu 'ginger' kardeşimizden düşmemiş olabilir ve bu onun özgünlüğünü fazlasıyla gösteriyordur da haberimz yoktr,kim bilir ;)) ayrıca keşke ismi 'asimo' olsaydı,hem bunu hiç kimse bilmio,bu da Atılım'da okuyan gençlere tavsiyemdr,kendi robotum içn aniden aklıma gelmşti ama onlar özgünlüğü daha çok hak ediyooo yaww ;;));)
Odtü'den 'Ginger' geçti ;)
özgünlükten dolayı alınmış bir derece ise ; ARGE ROBOT EKİBİ olarak bizim eğitimci robotumuz daha bi özgündü diye düşünüyorum Çünkü hiç bir kimse bana örneğini gösteremez !
Herşey bir yana Türkiye'de robotik alanında yapılan çalışmalarını takdir etmek lazım.Ama unutmamak gerekir ki robotik alanı sadece sumo,mini sumo ,çizgi izleyen gibi kategorilerden oluşan bir dal değildir. Robotik alanında özgün ,geliştirilebilir, örneği olsa bile yerli üretim olan çalışmaların daha fazla yer alması daha kaliteli bir uorg alamına gelecektir. Zira Robotik alanında durum tabanlı robotlardan ziyade kontrol,yapay zeka,mekanik ve elektroniğin ne kadar büyük yer kapladığını ,profesyonelliğin bu alanlardaki toplam başarıdan çıktığını herkes bilmektedir.Atılım üniversitesinde yapılan çalışmaları takdir etmekteyim tek eksikleri olarak özgün fikir olmadığını söyleyebilirim ama bir kontrolcü olarak işin matematiksel boyutunun uygulanmasının nekadar zor olduğunu söylemek isterim. Benim ORT'den ricam okul bazında çalışmaları ayrı bir kategoride belli sayıda robotlarla yapmaları ve bireysel katılımları ayrı değerlendirmeleri olacaktır.Bizim gibi aylarca çalışıp okullarını temsil etmek isteyen arkadaşlara bu sayede daha iyi bir yarışma ortamı sağlanacağını düşünmekteyim.
Bizim en büyük hatamız yurt dışında yapılan birşeyi tekrar yapmaya tenezül etmememizdir. Peki bu Know-How ı nasıl sağlayabilecegiz? Yurt dışında kaç tane üniversite (MIT dahil) bu konuda araştırma yapıyor siz bunu araştırdınız mı ? Kaçımız bir ginger a bindik hayatımız boyunca ? Bırak binmeyi kaçımız bir ginger gordu gercekten ? "Bir jiroskop, bir ivmeölçer birazda Kalman/Complementary Filter ile bir UAV/Otonom helikopter yapılabilir" demiş bir arkadaşımız neden Türkiyede bir yerli malı helikopter göremiyoruz ? Yap ozaman bu kadar kolaysa ... Biri asimo geyigi yapmıs tamam yap ozaman gercek bir asimo kopyası bile olsa yap yapabiliyorsan konuşması kolay geliyor insana dimi buradan =) Keşke yapılanlar bile olsa türkiyede bu tür şeyleri görebilseydik ...

Sonuç olarak herşey kolay geliyor bize nedense zaten bu büyüzden serbest kategoriye katılanların sayısı çizgi izleyen kadar bile değil.

Ne ben nede yazdıklarımın Atılım Robot Topluluğu ile hiç bir alakası yoktur .
Konu ile ilgisi olan tüm arkadaşların dikkatine,


Herşeyden önce, orgnanizasyona emek veren tüm arkadaşları kutlarım. Yazının devamında burada yazılan tüm konularda paylaşmak istediklerim var.

Özellikle dikkatinizi çekmek istiğim bir konu var. Yarışma gerçekleşmeden önce, dünya robot yarışmaları listelerini inceledim ve Türkiye’den sadece ODTÜ’yü gördüm. Yarışmadan önce karşılaştığım bu durum bile, organizasyonun ciddiyetini gösterir gibiydi.

Fakat;

Tam adı “7.ULUSLARARASI ODTÜ ROBOT GÜNLERİ” olan bir organizasyonda;

1) “uluslararası” kelimesini, “anlamından” ve
2) ODTÜ kısaltmasının, “haysiyetinden” dolayı altını ısrarla çizmek istiyorum.

Konsept gereği, bir robot yarışması uluslararası ise, o yarışmada, seri üretime geçmiş, hatta ve hatta tüm dünyaca tanınan bir aracın kopyasının, bırakın derece almayı, yarışmaması bile gerekirdi. Bahçeşehir Üniversitesi öğrencileri, derece sıralamasından ziyade, sadece bazı jüri üyelerinin olaya bakış açılarını yadırgamaktadır.

Tepkimiz, serbest kategoride yarışan, kopyacılığa karşı olan, gerçek mühendislik yaparak çalışmalarını yürüten tüm arkadaşların/okulların hakkının, bazı jüri üyeleri tarafından yendiğini düşündüğümüzden dolayıdır.

Önceden bahsedildiği gibi, bu yarışmalar sadece sumo,mini sumo ,çizgi izleyen gibi kategorilerden oluşmamaktadır. Çoğu arkadaşımız, bu mantıkla serbest kategori çalışmalarına ağırlık vermiştir, ancak böyle bir olayın yaşanması, ödüller açıklanırken salondan çıkan garip sestende anlaşılacağı gibi, çoğumuzu üzmüştür.

Bir üniversite hocasının sahneye üstün bir saygıyla davet edilmesi için, o hocanın, dünyada var olmayan, saygıya değer bir çalışmayı temsil ediyor olmasını dilerdim.

Günümüzde, internet gibi büyük bir bilgi paylaşım ağı sayesinde, eğer cebinizde paranız varsa, taklit edemeyeceğiniz şey yok denecek kadar az. Belirtmek isterim ki, bırakın 1 ayı, elinizde malzemeleriniz olduktan sonra, 1günde bile bir proje yapabilinir bir dünyada yaşıyoruz. Bu gerçeği, kimsenin yadırgayamayacağını düşünüyorum.

ODTÜ yetkilileri tarafından yapılan açıklamaya kesinlikle katılıyorum. Bu olayın direkt olarak ODTÜ ile bir ilgisi bulunmamakta diye düşünüyorum. Ancak, gerek jüri üyesi seçimini, gerekse jüri üyelerinin elindeki kriterlerin anlamlarının, jürilere daha iyi aktarılmasını, hatta ve hatta pek çok saygı değer jüri üyesinin yaptığı gibi, değerli vakitlerini, yarışma öncesinde yaptığımız projeleri araştırmaya harcayarak, daha doğru değerlendirmeler yapılmasının bazı jüri üyelerince yapılmamasını, ODTÜ’den başka sorumlu kimse olmadığından dolayı, organizasyonun olumsuz yanları olarak görmekteyim.

Biz beyinleri uyanık olduğunu düşündüğüm gençler olarak, dünyada var olan bir sistemin aynısını yapmanın yanında, geliştirilmesinden gerçekten gurur duyarız. Ancak, dünyada var olan bir projenin Türkiye’de taklit edilmesi, gurur kaynağımız olursa, ülkemiz gerçekten içinden çıkılmaz bir hal alabilir.

Kaldı ki Atılım Üniversitesi’ndeki arkadaşalarla yapılan konuşmalarda, hali hazırda var olan sistemin üzerine hiçbir yenilik yapılmadığı, çoğu arkadaşımız tarafından, birinci ağızdan duyulmuştur.

Yine daha önceden vurgulandığı gibi, serbest kategorinin en temel kıstası özgünlüktür. Yapabiliyor olmama rağmen, çeşitli sensörler, motorlar ve matematiksel yaklaşımlar ile oluşturulabilecek, ancak zaten varlıkları bilinen, otonom kontrollü kara, hava veya deniz araçlarından biriyle yarışmaya katılmak, anlık olarak aklıma gelmiş, sonrasında bunun komik ve saçma olacağını düşünüp, hemen vazgeçmiş bulunmaktayım. Yarışma sonrası, bunu düşünerek yine kendi kendime gülerken buldum kendimi. Yorum sizin…

Sadece bilmeyenlerin bilgisi olsun diye söylüyorum. Bir UAV (unmanned aerial vehicle – insansız hava aracı), parasıyla yapılmak istendikten sonra, tıpkı gingerda da yapılabileceği gibi, bir IMU (inertial measurement unit – kısaca gps olmadığında konumunuzu bulabileceğiniz yardımcı sistem), iki tekerlek ve iki motor ile bazı fonksiyonlar eksikte olsa yapılabilir. Yapılamayacağını düşünenler, çok daha önceden, bizzat uğraşıp yaptığımı dikkate alsınlar lütfen. Kısaca açıklamak gerekirse, hareket verinizin, matematik destekli bir yazılımla yorumlanıp, motorlara gereken komutu vermek için, temel olarak ihtiyaç duyacaklarınız, zaten bu paragrafın başında adı geçenlerdir.

Serbest kategori haricindeki konulara kasten hiç girmiyorum. Çünkü sadece serbest kategori ile yarıştım ve diğer kategorilerde bulunmadığım için konuşmaya hakkım olmadığını düşünüyorum.

Orijinal gingerin yaratıcılığı,otonomluğu ve uygulanabilirliği dünyada fazlasıyla biliniyor olsada, taklit bir ginger’ın, yenilikçilik göstermeden, taklit olmasından dolayı, ne yaratıcılığı, ne otonomluğu, ne uygulanabilirliği, ne dayanıklılığı, ne de maliyeti konuşulmamalı bile. Sadece basitlik için söylenecekler varsa, jüri üyeleri gerekeni düşünüp, birinciyi belirlemiştir diye düşünüyorum.

Tüm bu yazdıklarımın, bireysel yorumlarım olduğunu, ancak pek çok kişinin de içindekileri yansıttığını düşündüğümü de eklemek istiyorum. Kısıtlı vaktimi böyle konularla harcamak yerine, mühendisliğimle kaldığım yerden devam etmek istiyorum. Sık sık olmasada yazılanları okuyor olacağım. İbret olması amacıyla, bu konuda tüm tepkileri beklemekteyiz. Bu sayede düğer robot yarışmalarındada buna benzer olaylar yaşanmamasını için çabalıyoruz. Tek amacımız budur. Kimse kişisel olarak alınmasın lütfen. Herkes gibi zihnimden geçenleri yazmaktan başka bir şey yapmadığımı düşünüyorum. Yine de sürç-i lisan ettiysem affola.

Bu kadar konuşmadan sonra, daha önce Türkiye’de hiçbir robot yarışmasında rastlanmamamış bunca tepkinin boşa olmadığını ve tek tek her ayrıntının yetkililerce değerlendirilmesini, ülkemizin adının uluslararası platformda geçirten kaliteli bir robot yarışmasında böyle bir durumun tekrar yaşanmaması için gereğinin yapılmasını, saygılarımla arz eder, bu yazıyı sabırla okuyan herkese teşekkür ederim.


Can DİZDAROĞLU
Atılım'ın hocasının sahneye davet edilmesinde ekstra bi durum olduğunu düşündüm sizlerle paylaştım hala öyle düşünüyorum saygısızlık yaptığım, karaladığım yada bişeyler ima ettiğim yalandır.ben bişey ima etmedim, söyledim bu tarz söylemlere gerek yok Atılım Üniversitesine çalışmalarında başarılar dilerim
Burada herşeyden önce bi emek var,Atılım öğrencilerini tebrik ederim,güzel çalışma ama bizim yakındığımz şey jüri kriteri ve sakın ola bu iki ünv öğrencileri arasında bi tartışma olarak görülmesin,nitekim nice yarışmalarda belki yine yan yana olacak standlarımz...Başarılar __
Arkadşlar, bu bir yarış ve hersene çıta biraz daha yükseliyor. Unutmayalım ki organizasyonu öğrenci arkadaşlar yapıyor. Onları bu cesareti gösterdikleri için tebrik ediyorum.Bundan sonraki yarışmalarda her kategori için dijital görüntü panoları kullanılsın. Herkes sırasını ve aldığı neticeyi takip etsin. Özellikle Line tracer. Bir salondan diğer salona koşturmaktan yorulduk. Milli Eğitim Bakanlığının yarışmalarında görüşmek üzere. Saygılar...
Her projede bir emek vardır, belki siz 1 ay da yaptığınızdan daha bir değerli geliyor. Ancak şunu söylemek gerekir ki, seri üretim maliyeti önemli değil, mühim olan bunu sizin ne kadar harcama yaparak ortaya koyduğunuz önemli.
Sonuçta gerekli harcama yaptıktan sonra bir şekilde finansman bulup daha ucuza seri üretime geçebilirsiniz, önemli olan minumum maliyetle yapmaktır.

Şimdi burada eleştirdiğimiz tamamen başka birşey, gelin 1 ayda ekipmanı verelim yapın demek çok farkı birşey.
Discovery Channel den izleyip konuşmuyoruz elbette, o yapının nasıl işlediğini nelere ihtiyaç olduğunu bilerek konuşuyoruz, ve emeğinizi hiçbirşekilde görmezlikten gelmiyoruz.
2 motor ve IMU ile derken ne bir 4000$ lık pc kullanmanıza, nede 2000dolarlık imu kullanmanıza gerek vardı.
Bundan bahsediyorum.
Siz gelen hakeme ilerde ucuza malederiz diyerek sadece kandırmış oluyorsunuz bence.
Kimse saldırmasın bence, birkaç kez düşünsünler, eğer robotik alanında hala yarışmalardaki projelere bakıp, Türkiye'de millet ne yapıyor, projeler ne durumda diye bakarak kendinize "bizim yaptığımız özgün" diyorsanız, bence yanılıyorsunuz.
%100 Türk malı ile üretemezsiniz evet buna katılıyorum. Bende çok sıkıntı yaşıyorum, bir mikroişlemci alırken, en basidinden ufacık bir ADC için 80 dolar kargo ödüyorum. Neden? Çünkü Türkiye'de yarı iletken üretimi yok.

Kendi üniversitemin projesi özgünmüydü, hayır. Gösteri amaçlı oradaydı.

Üzerinde durduğumuz konu serbest kategoride istenilenlerdir. Özgünlük, yapılabilirlik (türkiye şartlarında), maliyet.
Üniversiteden destek alan herhangi bir üniversiteden eğer gönüllü, azimli insanlar çıkarsa Ginger diye tabir ettiğimiz aleti yapabilir diyorum.

Umarım değindiğim konuyu anlamışsınızdır, emeğinize lafım yok sadece serbest kategorinin sonucuna lafım.




Ayrıca Saygun;
Hazır kit derken Arduino'dan bahsediyorsan bu konuda haksızsın.
Çünkü 1 kart tasarlayıp 20 tane aynı robottan getiren okullardan hiçbir farkı yok.
Yani hazırkit demek herşeyi ile hazır çalışan birşeyi programlamak demek.
Arduino ise bir mikrokontrollörün easy-to-use hali. Bir bootloader var, sen yazılımı onun üzerine atıyorsun.
Bir USB dönüştürücü, düzgün bir regüle devresi, osilatör ve mikrokontrollörden oluşmakta.
Sitesinde görebilirsin. www.arduino.cc
Lütfen kit demeden önce iyice bakalım.
ya bir kart tasarlayıp 20 tane aynı robottan getiren okullara birşey demiyoruz mu dedik_ bence onların yaptıklarının da bi farkı yok zaten. Arduino kullanılmış. Ana devre hazır gelmiş. üzerine kasa oturtulmuş. sonra mühendislik dersleri verilmeye başlanmış :)
benim kızdığım taraf bu. bana sorarsanız ana devreyi hazır almak bir mühendisin başarısızlığıdır. ondan sonra gelip mühendislik dersi vermesin kimse. kaldı ki dünya çapındaki çoğu yarışmalarda bu kontrol edilir ve bu tür şeyler yarışmanın başında diskalifiye edilir.
SAYGILARIMLA..
Senin dediğine göre sensörleride tasarlamak gerekir.
Bir sensörün verdiği analog/dijital veriyi kullanarak bir algoritma dahilinde motor sürmekte aynı şey.
Kimsenin sumo, çizgi izleyen gibi kategorilerde mühendislik dersi vermesine gerek yok. Çünkü verilecek birşey olmadığı ortada.
Humanoid robot (insansı) yapanlar çıkıyor, otonommu hayır? O zaman robot denilebilir mi?
Robot'un anlamı nedir? Vesair çok soru çıkıyor derine inersek.
Hazır kit derken, örneğin geçtiğimiz sene bir üniversitenin yarışmasında Parallax'ın 1 servolu pengueniyle bir üniversitenin derece almasını örnek gösterebiliriz.
(http://www.parallax.com/Store/Robots/AllRobots/tabid/755/CategoryID/2/List/0/SortField/0/catpageindex/2/Level/a/ProductID/436/Default.aspx)

Hafızasını zorlayanlar hatırlayacaktır :)



ya da
CAPTCHA Images